Hamur işi

Beren için hafta sonu eğlenceleri (artık neredeyse herkes bunu biliyor) e-bebek mağazası içindeki Minifarm ve diğerleri olmak üzere ikiye ayrılıyor. Bir kez daha Minifarm’a gittik. Bazı yeni oyuncaklar vardı ve yeni düzenlemeler yapılmıştı. Beren’i sabahtan akşama kadar orada bıraksam sanırım hiçbir zaman sıkılmayacak. Bahsettiğim o diğer eğlencelerinden birini bu hafta yapmak üzere kendimi hazırlamıştım. Beren’in de bundan keyif alacağını düşünmüştüm ama teklifim pek cazip gelmedi. Beren’i Göynük’te yeni açılan dinozor parkına götürmek istiyordum. İlginç olacağını düşünerek, Beren’den daha fazla heyecanlandım ama Beren’i ikna etmek için birkaç saat uğraşmama rağmen öğleye doğru e-bebek daha ağır bastı.

Öğleye doğru gittik oraya ve sakindi diğer günlere göre. Böyle olunca daha huzurlu bir ortam oluyor. Neşeli çocuk şarkıları ve birkaç çocuk sesinden başka bir ses olmayınca arada bir sütlü neskafemi de yudumlamak daha keyifli oluyor. Beren yeni gelen trambolin üzerinde en yükseğe sıçrama denemelerini yaparken onu izledim. Fotoğraflarını çekmeye çalıştım. Değişik şekillerde zıpladı. Mesela tek ayak üzerinde zıplama ve sonra diğer ayağa geçme hareketlerini yaptı. Zıpladıktan sonra yere inerken dizinin üstüne ya da sırtüstü düşme atraksiyonlarını sergiledi. Daha önce de yaptığı gibi triatlon ya da pentatlon tarzında bir koşuşturma içine giriyor. Trambolinden in, ata bin, attan in, basket at, oradan arabaya git biraz sür, in… Yetişmek zor, izlemek de. Onun için gözlerimi sabit bir yere bakarken buluyorum başım dönmesin diye çoğu zaman kendimi. Orada epeyce terledikten sonra üzerimizi değiştirdik. Üst değişimi esnasında her zaman yediği keki aradı gözleri ama kalmamıştı orada. Yerine çilekli bir bisküvi istedi. Aldık. Bir tane bile yemedi. O arada karnımız da acıkmıştı eve gitmeye karar verdik.

Üst kattan alt kata indik ve rafların arasında geçerken Beren birden çekti elimden. (Son zamanlarda özellikle elimi tutmak istiyor.) Durduk ve oyun hamurlarını gösterdi bana. Geçen haftalardan birinde, daha önce de çok sık oynadığımız, oyun hamurunu şekilli şeritler haline getiren oyuncağı ile oynamak istediğini söylemişti. Bunun için oyun hamurumuz kalmadığını, mevcut olanların da kuruduğunu söylemişti ve ben de yeni oyun hamuru alalım diyerek Beren’den hatırlatmasını istemiştim. Beren de bu hatırlatmasını yaptı ve yeni oyun hamurlarımızı aldık ve eve geldik.

Beren yemeği bile unuttu ve hamurların içine daldı. Küçücük ellerinde şekillendirdiği hamurlardan bir adam yaptı. Bu sanırım bendim. Daha sonra detaylara geçti ve kalemle çizdi hamurun üstüne ağzını, burnunu…

Küçük bir not: Beren yemeği bir süreliğine unuttu ama ihmal etmedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Post Navigation