Monthly Archives: Şubat 2010

You are browsing the site archives by month.

Beren ve aydede :)

Karşılaştığımız tüm olayları anlatmaya ve nesneleri Beren’e öğretmeye çalışıyoruz. Havanın açık olduğu bir gece ay, Beren’in dikkatini çekti. Ay etrafı aydınlatacak kadar parlaktı. Beren parmağıyla işaret etti ve onun bildiği bir şeye, “ışık”a benziyordu. Onun da bir ışık olduğunu sanarak sevindi. Beren’e onun bir ışık olmadığını, ay olduğunu anlatmaya çalışırken, sadece “ay” sözcüğü çok kısa kaldı. Yazının Devamı

Biip biip!

Bebeklerde en çok korkutan şeylerden biri de yüksek ateştir. Beren doğmadan önce Chicco’nun koltuk altı ateşölçerini almıştık. Sekizinci ayda rahatsızlanıncaya kadar hiç ihtiyacımız olmamıştı. İlk kez kullanmamız gerekti, ateşini ölçmek istedik. Çok kolay olmadı tabi bu. Doktorumuz Beren’e daha önce,  ateşi yükselmeye başladığında ilk önlem olarak kullanabileceğimiz ateş düşürücü şurup olarak Calpol vermişti. Bir yandan bu şurubu içirmeye çalışırken, diğer yandan Yazının Devamı

Beren’in sevdiği reklamlar

Reklamlar yalnızca Beren’in değil, büyük küçük herkesin dikkatini çekmiştir. Zaten reklam yapılmasının amacı da bu değil midir? Fransızca’dan dilimize girmiş bir sözcük olan reklam, ilan etmek, duyurmak anlamındadır. Bunu yapabilmenin çeşitli yolları vardır. Daha önce denenmiş, çok tutulan bazı kavramlar sıklıkla değişik reklam türlerinde kullanılmıştır. Bunlardan bazıları bebekler, kulağa hoş gelen hafif müzikler, sevimli oyuncaklar, canlı Yazının Devamı

Korku dolu günler

Sitemizde flickr albümlerimize de yer vermek amacıyla  2 Şubat’ta yeni bir eklentiyi denemek için çalışma yaparken, tamamen kendi hatama bağlı olarak, sitemiz geçici olarak ulaşılamaz oldu. Eklentiyi denerken, acaba bu da neyin nesi deyip kurcalarken oldu bütün bunlar. Çok rahat değişiklik yapıyordum, çünkü yedeğim vardı. (Var olduğunu düşünüyordum.) Web alanından tüm dosya ve klasörlerin kopyalarını almıştım. Bunları almak hiç almamakla aynı Yazının Devamı

Beren’in pazar günü keyfi…

Soğuk kış günlerinde hep güneşli bir pazar gününe denk gelsek de, dışarı çıkıp temiz hava alıp ısınsak diye düşünürken, 31 Ocak’ta böyle bir güne uyandık ama, günü yarılamıştık bile. Sadece kuzumuz ve benim için geçerliydi tabi bu durum. Çünkü anne sabahın erken saatinde çoktan evden çıkmıştı. Normalde tatil olan pazar günü bile, “hızlandırılmış program” gereği öğrencileriyle ders çalışması gerekiyordu. Dolayısıyla o Yazının Devamı