Monthly Archives: Ekim 2010

You are browsing the site archives by month.

Sabah uyanmalarımız

Bu yazıyı Ekim ayı başında yazmaya başlamıştım ama sabahları Berenle birlikte yaşadığımız o kadar çok detay vardı ki, hepsinden azar azar bahsetmek istediğim için buraya kadar uzadı. Ama sonra ilk yazdığım yazının orijinalliğini bozmadan tüm doğallığı ile yayımlamaya karar verdim. Çünkü bir oturumda içimden geldiği şekilde yazımı yazmıştım.  Sonbaharın gelişiyle birlikte yavaş yavaş kendimizi yazın rahatlığından uzaklaştırdık. Yazının Devamı

Sen daha 2’sin bebeğim…

Bebeğim, hayatı seninle artık tam olarak paylaşıyoruz. Ailemizin üçüncü bireyi olarak aramıza katıldığından beri seni nasıl da benimsedik. Öyle ki seninle birçok konuyu karşılıklı tartışıyoruz. Sanki sen de büyümüşsün de bir yetişkin olmuşsun gibi. Senin olgun davranışlarına o kadar alışmışız ki, verdiğin tepkiler bile normal bir insan düzeyinde. Bazen biz de kendimizi seninle sohbete kaptırdığımızda, aslında Yazının Devamı

Yatak operasyonu

Başa gelen çekilir… Yakın çevremizdeki yeni anne ve babalar tecrübelerini bizimle paylaşırlarken, küçük bir detaydan da bahsetmişlerdi. Bebeğinizi en geç bir yaşında kendi yatağında uyumaya alıştırın diye salık vermişlerdi. Şimdi başımıza geldi. Onun için karşınızdakini dinlemek ve yorumlamak, hatalardan ders almak, bebek büyütme periyodunda çok önemliymiş… Anladık. İlk zamanlar anne-baba olmanın verdiği bir duyguyla, artık bu nasıl Yazının Devamı

Neden?

Her şeyin bir nedeni olduğunu kızınız “neden?” diye başlayan sorular sormaya başlayınca daha iyi anlıyorsunuz. Bebekler ve çocuklar için söylenen “nedensiz” ağlamalar ya da “nedensiz” davranışlar klişeleri de inandırıcılığını kaybediyor. Sizin, çocuğunuza öğretmek istediğiniz birçok kavramın da aslında neden öyle olması gerektiğini de anlatmak durumundasınız. Beren’e söylediğimiz her cümlenin bir dayanağı olmalı. Bunu böyle yap, Yazının Devamı

Bu benim tamam mı?

Beren’de yaşının gerektirdiği şekilde bir sahiplenme duygusu gelişti. Önceleri sadece “Bu benim!” diyerek eline geçirdiği her türlü eşyayı  bize gösteriyordu. Kendisine ait olsun ya da olmasın hiç farketmiyordu. Son zamanlarda küçücük dünyasında bütün taşları yerlerine oturtmaya başladı. Evdeki eşyaların tek tek kime ait olduğunu biliyor. Örneğin evde herkesin havlusunun ayrı olduğunu ve bunların sıra ile Yazının Devamı