Monthly Archives: Ekim 2011

You are browsing the site archives by month.

Saat beş

Bu hafta öğleden sonra havanın da güzel oluşunu fırsat bilerek dışarıya çıktık. Beren’e ne zaman dışarıya çıkacağız desem hemen “e-bebek’e de gidebiliriz.” şeklinde bir cevap alıyorum. Ben de istiyorum ki, hava güzelken güneşin ve temiz havanın tadını çıkaralım. Bir şekilde parka da gitmek şartıyla ikna oldu ve kendimizi Yenikapı’da bulduk. Ben oradaki Starbucks’ı çok sevdiğim için Yazının Devamı

Sen uyurken

Sen uyurken* diye başladım düşünmeye ve yazmaya… Bebeğim öyle güzel uyuyordun ki fotoğrafını çekmek için bile yanından ayrılamadım… Aylar sonra birlikte uyuduğumuz yaz tatilinden sonra, bu hafta da (bundan bir önceki hafta da cumartesi akşamından almıştım kızımı) cumartesi günü akşamından buluştuk kuzumla. Gecenin, kızıyla yanak yanağa uyuyan bir baba için değeri o kadar büyük bir boyutta Yazının Devamı

Hiç önemli değil baba

Hiç önemli değil kuzum. Gerçekten hiç önemli değil. Bazen, bazı durumlarda. Neyi nasıl gördüğümüzle ilgili olarak yaşadığımız her an çok önemli. Yaşadığımız diyorum. Senin ve benim birlikte geçirdiğimiz sürelerden bahsediyorum. Benim için o kadar önemli ki, bunu sana söylüyorum da zaman zaman, hissettirmek ve sana da bunu yaşatmak için çalışıyorum. Önemli olan ve olmayanlar olarak ayırdık Yazının Devamı

Makyaj

Beren’imle bu hafta da “en güzel gün pazar”ı yaşadık. Annesinden aldım minik kuşumu. Bindik arabamıza babaanneye doğru yola çıktık. Yolda sohbet ederken tırnaklarında kırmızı ojeleri de vardı süslü şirinimin. Sesini duymak istedim sadece, o tatlı dilinden dökülen kelimelere gülümsemekti amacım. Zamanımızda gülen insanlara değişik birer varlıkmış gibi bakan birçok kişinin aksine, gülmek için ortada komik Yazının Devamı